Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Mersin: TÜMTİS’ten işçi kıyımına ve sendika düşmanlığına karşı eylem

    23 Ocak 2026

    Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’e 6 yıl 3 ay hapis cezası

    23 Ocak 2026

    Davos’ta yankılanan büyük ikame korkusu: Göç, robotlar ve Çin

    23 Ocak 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Geçici ortaklıktan tasfiyeye: Suriye Demokratik Güçleri’nin yapısal yalnızlaşması

      22 Ocak 2026

      21. yüzyılda küresel savaş düzeni ve ütopyamız

      20 Ocak 2026

      Emperyal düzen, taşeron iktidarlar ve Rojava’ya karşı ortak sessizlik

      20 Ocak 2026

      Öldürülen bir beden, yaşayan bir vicdan: Hrant Dink

      18 Ocak 2026

      14 Ocak İş bırakma eyleminin geride bıraktıkları

      16 Ocak 2026
    • Seçtiklerimiz

      Davos’ta yankılanan büyük ikame korkusu: Göç, robotlar ve Çin

      23 Ocak 2026

      Hrant’ın katlinin güncelliği

      19 Ocak 2026

      Hızlı çöküşün anatomisi

      19 Ocak 2026

      Hafıza, hakikat, yüzleşme, adalet…

      18 Ocak 2026

      Oliver Rivas: “Venezuela’da olan biteni kutlayan kimse yok, muhalefette bile”

      16 Ocak 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025

      Duygusal Olan Politiktir – KESK’li Kadınların Mücadele Deneyimleri

      24 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Ölüm, açlık, aşırı yoksulluk ve yetersiz beslenme girdabında…

    Ölüm, açlık, aşırı yoksulluk ve yetersiz beslenme girdabında…

    SÜLEYMAN KARAN İlke TV için yazdı: Yoksullukla ilgili görünüm iç karartıcı… Bu ülkelerin 2030 yılına kadar dünyadaki aşırı yoksulların yaklaşık yüzde 60’ını oluşturacağı öngörülüyor. Gıda güvensizliği de kötüleşen çatışmalarla birlikte artıyor; diğer gelişmekte olan ülkelerdeki sadece yüzde 1’lik oranla karşılaştırıldığında, istikrarsızlık ve çatışma olan ülkeler nüfusunun yaklaşık yüzde 18’i, yani yaklaşık 200 milyon insan şu anda akut gıda sıkıntısı yaşıyor. Daha net söylemek gerekirse yetersiz besleniyor.
    Süleyman Karan1 Temmuz 2025
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Şu son on beş yılda yaşanan savaş, iç savaş ya da sınırlı çatışmaların sadece bir bölümü hafızamızda, pek çoğunun ise farkında olmayanlarımızın sayısı bilenlerden çok daha fazla. Gözden ırak olan gönülden de uzak olur ya; durum biraz öyle! Azerbaycan-Ermenistan, Rusya-Ukrayna, İsrail-İran arasında yaşanan kısa süreli savaşları bilmeyenimiz yok. Suriye’deki iç savaşı da… Bir süre önce yaşanan Hindistan-Pakistan çatışmasını yakından izlememizin sebebi, biraz da Pakistan’ın ‘kardeş ülke’ olarak görülmesi. Filistin zaten solcusuyla sağcısıyla hemen herkesin taraf olduğu bir çatışma, daha doğrusu vahşi bir işgale ortak bir tepki! Etiyopya, Sudan, Güney Sudan, Çad, Burkina Faso, Mali, Nijer, Orta Afrika Cumhuriyeti, Demokratik Kongo Cumhuriyeti Afrika’da ilk akla gelen çatışma alanları… Çoğunda bir iç savaş hüküm sürüyor ve sadece Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde yıllardır süren iç savaş, 10 milyona yakın insanın ölümüne ya da sakat kalmasına sebep oldu. Batı Asya’da Yemen’de iç savaş yıllardır devam ediyor. Lübnan, Suriye, Irak, Filistin zaten birer saatli bomba… Güneydoğu Asya’da da pek çok ülkede sınır anlaşmazlıkları ya da etnik ve dinî sebeplerle çatışmalar yaşanıyor.

    Uzun süren çatışmalar, istikrarsızlık, kırılgalık ve çöken ekonomiler

    Savaşın en ağır bedelini hayatını kaybedenler, sakat kalanlar ve yetimlerle öksüzler ödüyor. Ancak, her zaman olduğu gibi süregiden bir fatura var ki, işte bu, o ülkelerin yoksul haklarına kesiliyor.

    Çatışmaların en sık yaşandığı ülkeler az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkeler… Görünüm hiç parlak değil! Dünya Bankası, Covid-19 sonrasındaki tabloya dair ilk kapsamlı değerlendirmeleri içeren ‘Kırılgan ve Çatışmalardan Etkilenen Durumlar: İç İçe Geçmiş Krizler, Çoklu Kırılganlıklar’ analizini yayımladı. Bu analizde, 2020’lerde çatışmaların daha sık ve ölümcül hale geldiğine, bu ekonomilerin kalkınma göstergeleri açısından diğer ekonomilerin gerisinde kaldığına işaret edildi. Analize göre, kişi başına gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH), 2020’den bu yana çatışma ve istikrarsızlık yaşayan ülkelerde yılda yüzde 1.8 küçüldü, diğer gelişmekte olan ekonomilerde ise yüzde 2.9 büyüdü. Aşırı yoksulluğun sona erdirilmesi yönündeki küresel hedefe ulaşılamamasının sebeplerinden biri de, günümüzde 421 milyon insanın günde 3 dolardan az gelirle yaşamaya mahkûm olması. Bu sayının 2030’a kadar 435 milyona çıkması bekleniyor.

    Dünyadaki aşırı yoksul nüfusun yüzde 60’ı bu ülkelerde yaşayacak

    Yoksullukla ilgili görünüm iç karartıcı… Bu ülkelerin 2030 yılına kadar dünyadaki aşırı yoksulların yaklaşık yüzde 60’ını oluşturacağı öngörülüyor. Gıda güvensizliği de kötüleşen çatışmalarla birlikte artıyor; diğer gelişmekte olan ülkelerdeki sadece yüzde 1’lik oranla karşılaştırıldığında, istikrarsızlık ve çatışma olan ülkeler nüfusunun yaklaşık yüzde 18’i, yani yaklaşık 200 milyon insan şu anda akut gıda sıkıntısı yaşıyor. Daha net söylemek gerekirse yetersiz besleniyor.

    Bir karşılaştırma yapıldığında; gelişmekte olan ekonomilerde aşırı yoksulluk oranının yüzde 6’ya indiği, ancak çatışma ya da istikrarsızlık yaşayan ekonomilerde bu oranın yüzde 40’lara ulaştığı dikkati çekiyor. Bu ülkelerde yıllık kişi başına GSYH ortalama 1500 dolar civarında, 2010’dan bu yana neredeyse hiç artış kaydedilmemiş. Diğer gelişmekte olan ülkelerde ise kişi başına gelir ortalama 6900 dolarla iki katından fazlasına yükselmiş.

    Benzer bir durum istihdam oranlarında da gözlemleniyor. Dünya Bankası’nın analizinde, çatışma ya da istikrarsızlık yaşayan ekonomilerin nüfus artış hızına paralel olarak yeterli istihdam yaratamadığı, son verilere göre bu ülkelerde 270 milyondan fazla çalışma çağında kişi olmasına karşın, aktif nüfusun yalnızca yarısının istihdam edildiği belirtiliyor.

    Bebek ölüm oranları diğer ülkelere göre iki kat fazla 

    Çatışma ya da istikrarsızlığın kalkınma göstergelerinin tamamına yansıdığı çok açık. Bu ülkelerde ortalama yaşam süresi 64 yılla diğer gelişmekte olan ülkelerden yedi yıl daha düşük. Bu durumdan yediden yetmişe nüfusun tümü etkileniyor. Söz gelimi istikrarsızlık ya da çatışma yaşanan ülkelerde bebek ölüm oranı diğer ülkelere göre iki kattan fazla. Eğitim ve sağlık sektörlerinde de çok ciddi sorunlar var. Bu durum, bu ülkelerin ekonomilerinde insanî kalkınmayı baltalıyor. Zayıf devlet kapasitesi, güvensizlik ve çatışmalar sebebiyle, bu ülkeler derin ve iç içe geçmiş kalkınma zorluklarıyla karşı karşıya… Ortalama olarak, istikrarsızlık ve çatışma içindeki ekonomilerde bireyler altı yıldan biraz daha az okul eğitimi alıyor. Bu diğer gelişmekte olan ülkelere kıyasla üç yıl daha az. Öğrenim yoksunluğu önemli ölçüde yüksek ve diğer gelişmekte olan ekonomilerde yakınlaşma beklentisi sınırlı.

    Sağlık hizmetleri için de aynı şeyi söylemek mümkün. Çatışmalar sağlık sistemlerini zorluyor, vasıflı çalışanları yerlerinden ediyor, yani eğitimli personel sıkıntısı ciddi bir mesele. Hastanelerin sayısı ve hizmet kalitesi çok düşük, aşıya ve ilaca erişim çok yetersiz.

    Salgından iklim krizinde çoklu kırılganlıklar

    Hâl böylesine kötüyken, çatışmalar azalmıyor, tam tersine artıyor, ağır insanî ve ekonomik maliyetlere yol açıyor. Tekrarlanan şoklar ve zayıf büyüme, bu ülkelerdeki borç risklerinin yükselmesine katkıda bulunuyor. Çatışmaların yanı sıra, Covid-19 salgını ve iklim krizi de dahil olmak üzere, diğer şoklar bu ülkelerin ekonomik performanslarına ağır darbeler vuruyor.

    Bu ekonomiler aynı zamanda düşük sermaye birikimi ve işgücünün yetersiz kullanımı gibi yapısal eksiklikler nedeniyle de geri kalıyor. Salgın öncesi projeksiyonlara kıyasla, 2024 sonu itibarıyla, kümülatif çıktı kayıpları yüzde 13 ve bu oran diğer gelişmekte olan ekonomilerdeki kayıpların neredeyse üç katı… Kısmen yetersiz gelir yaratma ve yüksek borçlanma maliyetlerinin bir sonucu olan sınırlı malî güç, hükümetlerin olumsuz şoklara etkili bir şekilde yanıt verme kabiliyetini kısıtlıyor. Borç kırılganlıkları artıyor, bu ülkele ekonomilerinin yaklaşık yüzde 70’i şu anda borç sıkıntısı içinde veya borçlarını çevirememe riskiyle karşı karşıya.

    Ölümler 3 kattan fazla artış gösterdi

    Çatışmaların ve bunlara bağlı ölüm sayısının 2000’li yılların başından bu yana üç kattan fazla artması geleceğin hiç de parlak olmadığının bir başka göstergesi. Genellikle uzun süren ve tekrar eden çatışmalar, milyon nüfus başına düşen ölümlerle ölçülen çatışma yoğunluğuyla, artma eğiliminde olan önemli ekonomik maliyetleri de getiriyor. Başlangıçta her 1 milyon kişiden 150’sinden fazlasının ölümüne neden olan yüksek yoğunluklu çatışmalar, tipik olarak beş yıl sonra, çatışma öncesi tahminlere göre kişi başına düşen GSYH’de yaklaşık yüzde 20’lik bir kümülatif düşüşe neden oluyor. Milyon nüfus başına çatışmaya bağlı ölümlerde yüzde 1’lik bir artışın, kişi başına düşen GSYH üzerindeki etkisinin, beş yıl sonra yüzde 3.7 civarında olacağı öngörülüyor.

    Bununla birlikte, daha güçlü yönetime, daha iyi insanî kalkınma sonuçlarına, daha derin finansal piyasalara sahip ve iklimle ilgili afetlere daha hazırlıklı olan ülkeler, çatışmalardan kaynaklanan ekonomik kayıpları daha düşük oranlarda yaşama eğiliminde. Çatışmaların çoğu bir ila iki yıl sürüyor, ancak yüksek yoğunluklu çatışmaların iki yıldan fazla sürme olasılığı daha düşük eşikte başlayanlara göre daha yüksek. Afrika ülkelerinde yaşanan çatışmalar bunun en net örneklerinden…

    Varlık içinde ölüm ve yokluk!

    Ancak şunu da belirtmek gerek, bu ülkelerin çoğu varlık içinde yokluk yaşayan ülkeler… Pek çoğunun yeraltı ve yer üstü zenglnlikleri var, yine bu ülkelerin pek çoğunun genç nüfusunun yoğunluğu demografik bir avantaj sağlıyor. Yaklaşık 2040 yılına kadar, nüfusun çalışma çağındaki payının yüzde 60’a ulaşacağı tahmin ediliyor. Yaklaşık 2055 yılına gelindiğinde, bu oranın diğer gelişmekte olan ülkelerdeki oranı aşması bekleniyor. Aynı zamanda tüketime aç yoğun bir nüfus var. Yine eğer savaşlar, iç savaşlar ya da bölgesel çatışmalar son bulursa, yeniden imar faaliyetleriyle birlikte hızlı bir büyüme eğilimi yaşamaları da mümkün.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Davos’ta yankılanan büyük ikame korkusu: Göç, robotlar ve Çin

    23 Ocak 2026

    Hrant’ın katlinin güncelliği

    19 Ocak 2026

    Hızlı çöküşün anatomisi

    19 Ocak 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Ömer Bölüm

    Geçici ortaklıktan tasfiyeye: Suriye Demokratik Güçleri’nin yapısal yalnızlaşması

    Muhsin Dalfidan

    21. yüzyılda küresel savaş düzeni ve ütopyamız

    Remzi Altunpolat

    Emperyal düzen, taşeron iktidarlar ve Rojava’ya karşı ortak sessizlik

    Toros Korkmaz

    Öldürülen bir beden, yaşayan bir vicdan: Hrant Dink

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Evren Balta

    Davos’ta yankılanan büyük ikame korkusu: Göç, robotlar ve Çin

    Kadir Akın

    Hrant’ın katlinin güncelliği

    Fehim Taştekin

    Hızlı çöküşün anatomisi

    Nuran Ağan

    Hafıza, hakikat, yüzleşme, adalet…

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) YouTube
    EMEK

    Direnen metal işçileri kazandı

    21 Ocak 2026

    TÜPRAŞ İzmit Rafinerisi’nde işçi eylemi sonuç verdi: İşten atma geri çekildi

    21 Ocak 2026

    DİSK-AR’dan yeni araştırma: Sendikalaşma ve Toplu Pazarlık Raporu (Ocak 2026) yayımlandı!

    20 Ocak 2026
    KADIN

    Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi: Rojava’da direnen Kürt halkının ve kadınların yanındayız

    20 Ocak 2026

    Kuşadalı kadınlar barış için buluştu

    16 Ocak 2026

    Kadın cezaevlerinde hak ihlali iddiaları Meclis’te: Sağlık ve iletişim kısıtlamaları gündemde

    15 Ocak 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.