Editör: Mehmet Murat Yıldırım, (SH)
Hamburg Barış İnisiyatifi, Berlin Eyalet Seçimleri’nde Sol Parti (Die Linke) adına yarışan Elif Eralp’in elde ettiği başarının ardından merkez ve sağ siyaset ile ana akım medyanın başlattığı yıpratma kampanyasına tepki gösterdi.
İnisiyatif tarafından yapılan açıklamada, sağın aşırı uçlarına karşı örülen güvenlik duvarının sola da uygulanması gerektiği yönündeki argümanların antidemokratik bir nitelik taşıdığı belirtildi. Sol siyasetin bütünüyle antisemitizm suçlaması üzerinden kriminalize edilmeye çalışıldığına dikkat çekilen metinde, bu durumun evrensel barış, ırkçılık karşıtlığı ve özgürleşmeci pratikleri savunan aktörleri haksız yere zan altında bıraktığı ifade edildi.
“Antisemitizm suçlaması disipline etme ve susturma aracına dönüştü”
“Hamburg Barış İnisiyatifi, antisemitizm suçlamasının gerçek nefret söylemlerini ifşa etmede demokrasinin kurucu bir kalkanı olduğunu hatırlatmakla birlikte, kavramın muhalif sesleri bastıran bir etikete dönüştürülmesini eleştirdi.”
“İsrail devletinin konjonktürel politikalarına yönelik eleştiriler ile ontolojik Yahudi kimliğine yönelik nefretin kasti olarak iç içe geçirildiği belirtilen açıklamada, bu yöntemin meşru muhalefeti susturmaya yarayan otoriter bir söylem taktiği olduğu kaydedildi.”
“Sandıkların kapanmasının ardından konut krizi, kiralar ya da Eralp’in projeleri yerine konunun antisemitizm tartışmalarıyla manipüle edilmesinin manidar olduğu vurgulandı. Türkiye kökenli olmanın, Kürtlerin demokratik haklarını ya da Filistin halkını insan hakları zemininde savunmanın ‘otomatik bir suçlama’ vesilesi yapıldığına dikkat çekildi.”
“Eralp duruşunu netleştirdi, ırkçı refleksler yeniden hortladı”
“Açıklamada, Elif Eralp’in İsrail’in var olma hakkını savunurken Filistin halkının meşru haklarını dile getirdiği; Yahudilerin güvenliği kadar Müslümanların ve göçmenlerin haklarını da savunduğu hatırlatıldı.”
“Seçim gecesi Neukölln’deki kutlamaya davetsiz katıldığı belirtilen Issa Remmo üzerinden yürütülen tartışmalara ve Yeşiller Eş Başkanı Felix Banaszak’ın açıklamalarına değinilen metinde, Eralp’in klan ilişkileri ve sol radikal örgütler (Rote Hilfe e.V.) üzerinden itibarsızlaştırılmaya çalışılması ‘beyaz Alman siyasetindeki derin ırkçı reflekslerin’ bir tezahürü olarak yorumlandı.”
“Alman siyasetinin araçsal Yahudi duyarlılığı”
“Muhafazakâr ve neoliberal burjuva partilerin geçmişlerine işaret eden Hamburg Barış İnisiyatifi, merkez siyasetin Yahudi düşmanlığını yeniden ürettiğini savundu.”
“Başbakan Friedrich Merz’in geçmişteki açıklamalarına atıfta bulunulan değerlendirmede, Almanya’daki iktidar elitlerinin Yahudilere yönelik yaklaşımının ilkesel değil, siyasi çıkar odaklı ve araçsal olduğu öne sürüldü. Yahudilerin geçmişte olduğu gibi bugün de Die Linke’nin iktidara gelmesini engellemek için araçsallaştırıldığı iddia edildi.”
“Horkheimer’ın ‘Modern toplumda hiçbir şey kendi başına bir hedef olamaz’ sözüne atıf yapılan açıklama, Almanya’nın Yahudilere karşı tarihteki en büyük soykırımı gerçekleştirmiş bir ülke olarak bu konudaki tutumunun samimiyetten uzak olduğu vurgulanarak tamamlandı.”
