Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Newroz coşkusu alanları doldurdu

    22 Mart 2026

    ABD kaybederse

    22 Mart 2026

    Motosikletli kuryelerden çağrı: “Bizi fark edin, her motosiklet bir hayattır”

    21 Mart 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Sınıf dayanışması: Mümkün olanı, mümkün kılmak gerek

      17 Mart 2026

      Rojava hakikatinin ışığında 6 – AKP-MHP İktidar Bloku’ndan kurtulmadan bölge ve ülkede barış mümkün değildir

      16 Mart 2026

      Kötülüğün sol hali

      16 Mart 2026

      Türkiye’de borç ekonomisi ve kredi kartı kapitalizmi

      15 Mart 2026

      Oğuzhan Müftüoğlu’na kamuoyu önünde sitem

      14 Mart 2026
    • Seçtiklerimiz

      ABD kaybederse

      22 Mart 2026

      Komün dersleriyle geri geliyor

      19 Mart 2026

      ‘Cereyanlar’ kitabında yapılan yanlışlar üzerine

      19 Mart 2026

      Müthiş “Hokus Pokus”: SGK kurtuldu, emekli battı!

      16 Mart 2026

      Ezber hayatı karşılar mı?

      12 Mart 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      HRANA: İran’daki protestolarda binlerce kişi öldürüldü, yüzlerce çocuk gözaltına alındı

      25 Şubat 2026

      Hatimoğulları: “Halk erken seçim isterse, biz hazırız; mobilizasyon kapasitesi en yüksek partiyiz”

      19 Şubat 2026

      Maden işkolunda bir kadın sendikacı

      15 Şubat 2026

      Epstein dosyası yeniden açılırken, Burak Oğraş’ın babası konuştu: “Oğlum otelde gördükleri yüzünden öldürüldü”

      10 Şubat 2026

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Haftanın 10 günü: Fransız Cumhuriyetçi Takvimi ve ulus devlet inşası

    Haftanın 10 günü: Fransız Cumhuriyetçi Takvimi ve ulus devlet inşası

    BEYZA GÜNDÜZ Bianet için yazdı: Sadece 13 sene kullanımda kalabilen Cumhuriyetçi Takvimi, tamamen monarşi ve Katolik Kilisesiyle özdeşleştirilmiş olan Gregoryen takvimin sembolik bir reddi. Eski gelenekleri tamamen silmeye çalıştığı için halktan büyük bir direnç gördü. Gramsci’nin belirttiği gibi, hegemonya "rızayla" sağlanmalıydı. Ancak, takvimin uygulanabilir olmaması, onun devrimci bir vizyon taşıdığı gerçeğini ve mahiyetini değiştirmez.
    Beyza Gündüz2 Şubat 2025
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Fransız İhtilali’nden sonra, Jacobinler tarafından 1793’te kabul edilen Cumhuriyetçi Takvimi (Calendrier Républicain), ideolojik olarak Fransız ulus-devlet inşasını güçlendirmek ve eski rejimin (Ancien Régime) izlerini silmek gayesiyle icat edilmiş̧ epey sahsına münhasır denebilecek bir takvim. Fakat sadece 13 sene kullanımda kalabilmiş.

    Cumhuriyet Takvimi, yalnızca zamanı ölçme biçimini değil, kültürün her köşesine dokunarak devrimi simgeliyor. Aylar isimlerini, doğadan, mevsimlerden ve halkın yaşam ritminden alıyor; “Çiçek açma ayı”, “Hasat ayı” gibi isimlerle zikrediliyor.

    Devrim sonrası yeni kurumların, yeni yurttaşların ve hatta yeni yaşam stillerinin temelleri aydınlanma ve sekülerizme dayandırıldığından dolayı pazartesi ve salının yerini “haftanın birinci” günü, “ikinci günü” gibi “akılcı” isimler alıyor. Her gün 10 saatten, bir hafta 10 günden oluşuyor.

    Tamamen monarşi ve Katolik Kilisesiyle özdeşleştirilmiş olan Gregoryen takvimin sembolik bir reddiyesi diyebiliriz. Çünkü en basit örneğiyle bile, İsa’nın doğuşu yerine İhtilal milat olarak alınıyor.

    “Aydınlanmacı ve devrimci bir takvim bulmalıyız” fikrini öne atan ve yeni aylara ismini veren kişi ise Fabre d’Églantine’di.

    Fabre d’Églantine (asıl adı Philippe François Nazaire Fabre, 1750-1794), Fransız Devrimi sırasında önemli bir figür olan şair, oyun yazarı ve devrimci siyasetçiydi. En çok, Fransız Devrim Takvimi’nin isimlendirilmesini yapan kişi olarak tanınır.

    “Bizim görevimiz, zamanın ismini, kökenini ve anlamını halkın yaşamıyla birleştirmek; kralların ve azizlerin değil, doğanın ve emeğin yüceltilmesini sağlamaktır.”

    Bu sözü, Fabre’nin, takvimi sadece bir zaman göstergesi olarak değil, aynı zamanda devrimci değerlerin halkın zihnine kök salacağı bir araç olarak da gördüğünü anlatıyor.

    Peki, nedir bu “yeni” Fransız ayları ve anlamları?

    .

    Germinal

    ​​21 Mart – 19 Nisan: Tomurcukların filizlenmeye başladığı, doğanın uykusundan uyandığı ay.

    Senemiz tabii ki Fransız İhtilali ile Mart’ta başlıyor. 1 Ocak bu takvimde alelade bir gün! Zira, Benedict Anderson’un da söylediği gibi “Ulus, sürekli bir yeniden üretim süreci içinde; kültür, dil ve semboller, ulusu ayakta tutan bağlardır” değil mi?

    Bu isim, devrimci Fabre d’Églantine‘in yaratıcı zekâsının bir ürünü. Almanca “germen” (filiz, tomurcuk) kelimesinden türetilmiş ve çoğumuzun Émile Zola’nın aynı isimli ünlü romanıyla duyduğu bir kelime. Yani, bu ay sadece mevsimlerin değil, aynı zamanda fikirlerin, projelerin ve umutların da filizlenmeye başladığı o ilham verici başlangıcı simgeliyor. Kısacası, her şeyin canlandığı, uyandığı bir zaman.

    .

    Thermidor

    19 Temmuz – 17 Ağustos

    Thermidor, ismini Yunanca thermos kelimesinden alıyor. Ancak tarih sayfalarında bu ay, sıcak olmasıyla değil, politik bir dönüm noktası olmasıyla bilinir: 27 Temmuz 1794 tarihinde Maximilien Robespierre’in devrilmesi. Bu olay, şiddetli geçen Robbespierre döneminin sonunu ve daha ılımlı bir dönemin başlangıcını işaret eder.

    Maximilien Robespierre, Fransız Devrimi’nin Jakoben liderlerinden biri olup, Terör Dönemi’ni yöneten ve 1794’te giyotinle idam edilen radikal bir devrimciydi.

    Thermidor’un ardından gelen bu siyasi atmosfer, “Thermidorian” olarak anılacak ve radikal devrimci politikalardan uzaklaşıp düzeni yeniden sağlamayı hedefleyecekti.

    .

    Vendémiaire

    22 Eylül – 21 Ekim: Bağbozumu ayı

    Bu ay Napoleon‘a “General Vendémiaire” lakabını veren ay olarak biliniyor. Zira Vendémiaire yani Ekim ayında, Fransız Konvansiyonunda kralcıların sesinin yükseldiği, hatta silahlı ayaklanma başlatmaya yeltendiği dönemde, General Napoleon bu ayaklanmayı bastırır. Kralcılar Ekim Generali anlamına gelen “General Vendémiaire” lakabını kendisine layık görürler.

    Bu aylar gibi, yağış zamanı anlamındaki Pluviôse, kar ayı anlamındaki Nivôse gibi birçok doğa temelli kelime  ya yaratıldı ya da Latince’den uyarlandı.

    Ancak, Fransız Devrimi’nin büyüleyici ve bir o kadar trajik hikayesi, Fabre d’Églantine gibi isimlerin sonlarıyla gözler önüne serilir. Devrime coşkuyla kendini adayan bu şair ve oyun yazarı, idealleri uğruna mücadele eden bir figürdü. Fakat Robespierre ve Jakobenlerin radikalleşmesiyle başlayan Terör Dönemi, Fabre’nin de sonunu getirdi. Yolsuzluk suçlamaları ve Danton’a olan yakınlığı, 1794’te, onu giyotinin soğuk bıçağına götürdü. Fabre’nin idam sehpasına giderken düşündüğü şey, muhtemelen, hayatını adadığı devrimin kendi elleriyle onu yok etmesiydi.

    Peki Cumhuriyet Takvimi neden terk edildi?

    Uygulamadaki zorluklar, halkın bazı alışkanlıklarına uymaması ve laikleşme çabalarının gerilemesinden dolayı 1 Ocak 1806’da, Napolyon Bonapart tarafından, Fransız Cumhuriyet Takvimi resmen kaldırılarak Gregoryen Takvimi tekrar yürürlüğe koyuldu.

    Haftayı 10 güne bölen “dekad” sistemi, geleneksel dini tatil olan Pazar gününü anlaşılmaz hale getirdi ve şüphesiz ki halk arasında hoşnutsuzluk yarattı. Yeni aylar ve isimleri uluslararası ticaret ve günlük yaşam için kafa karışıklığına neden oldu. Napolyon Bonapart’ın iktidara gelmesiyle, Katolik Kilisesi ile uzlaşma politikası ön plana çıktı. 1801 Konkordatosu ile Katolik Kilisesi Fransa’da yeniden güç kazandı. Bu bağlamda laik bir takvimi sürdürmek siyasi olarak gereksiz hale geldi.

    Özellikle, eski dini bayramların yerine doğa olaylarını ve tarımsal döngüleri kutlamayı koyarak, halkı daha seküler bir yaşama teşvik etmeye çalıştı. Bu, yeni bir ortak anlam dünyası inşa etmek için önemli bir adımdı. Bu günün gözüyle baktığımda, hegemonya kurmak için bir kültürü tamamen yok etmek yerine onun unsurlarını dönüştürmek daha etkili olabilirdi diye düşünüyorum. Zira Cumhuriyet Takvimi, eski gelenekleri tamamen silmeye çalıştığı için halktan büyük bir direnç gördü. Gramsci’nin belirttiği gibi, hegemonya “rızayla” sağlanmalıydı. Cumhuriyet Takvimi, halkın gündelik ihtiyaçlarına yeterince uyum sağlamadığı için kendi rızasını üretemedi.

    Ancak, takvimin uygulanabilir olmaması, onun devrimci bir vizyon taşıdığı gerçeğini ve mahiyetini değiştirmez. Çünkü, kültürel hegemonya sadece pratikte değil, aynı zamanda bir ideoloji ve vizyon olarak sürekli meydan okuma ile inşa edilir. Takvim, mevcut düzenin sınırlarını zorlama ve toplumu daha ileriye taşımak için tasarlanmıştı. Dolayısıyla, Fransız Cumhuriyet Takvimi, kültürel hegemonya yaratma çabasının ve birleştirici bir anlatı ihtiyacının bir göstergesiydi. Belki başarıyla uygulanamamış olsa da, devrimci ideallerin kültürel alanda dönüşüm yaratması yolundaki cesur bir adımdı. Yalnızca döneminin değil, daha geniş tarihsel süreçlerin şekillenmesinde de şüphesiz etkili olmuş bir kilometretaşı olarak yerini koruyacaktır.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    ABD kaybederse

    22 Mart 2026

    Komün dersleriyle geri geliyor

    19 Mart 2026

    ‘Cereyanlar’ kitabında yapılan yanlışlar üzerine

    19 Mart 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Muhsin Dalfidan

    Sınıf dayanışması: Mümkün olanı, mümkün kılmak gerek

    Erdal Kara

    Rojava hakikatinin ışığında 6 – AKP-MHP İktidar Bloku’ndan kurtulmadan bölge ve ülkede barış mümkün değildir

    Tuncay Yılmaz

    Kötülüğün sol hali

    Ertan Eroğlu

    Türkiye’de borç ekonomisi ve kredi kartı kapitalizmi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ümit Akçay

    ABD kaybederse

    Ertuğrul Kürkçü

    Komün dersleriyle geri geliyor

    Siyasi Haber

    ‘Cereyanlar’ kitabında yapılan yanlışlar üzerine

    Aziz Çelik

    Müthiş “Hokus Pokus”: SGK kurtuldu, emekli battı!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Mehmet Türkmen’in tutuklanmasına uluslararası tepki büyüyor

    21 Mart 2026

    Karabağlar Belediyesi emekçilerinden ödeme tepkisi: “Haklarımız lütuf değil”

    18 Mart 2026

    GYO işçileri: “Tüm haklarımız ödenene kadar buradayız”

    16 Mart 2026
    KADIN

    Aksaray ve Kayseri’de iki kadın katledildi

    21 Mart 2026

    Mersin’de bir kadın boşanma aşamasındaki erkek tarafından katledildi

    19 Mart 2026

    Aşırı sağ kadınlara karşı savaş açıyor

    14 Mart 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.