Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Çin’de maden faciası: 82 işçi hayatını kaybetti, ciddi güvenlik ihmalleri var!

    25 Mayıs 2026

    İmralı Heyeti’nden Öcalan ile yapılan görüşmeye ilişkin açıklama: “Çerçeve bir yasa demokratikleşmenin kök hücresidir”

    25 Mayıs 2026

    Direniş sonuç verdi, Bilgi Üniversitesi hakkındaki kapatma kararı geri çekildi!

    25 Mayıs 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Mutlak butlan ve süreç bağını kurabilmek

      22 Mayıs 2026

      Demokrasi, eşitlik ve halk için ortak mücadele

      22 Mayıs 2026

      Karadeniz Kıyılarında Kaybolan Bir Halk: Çerkes Soykırımı’nın Susturulan Tarihi

      21 Mayıs 2026

      Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz

      21 Mayıs 2026

      Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimine giderken sol parçalanıyor, aşırı sağ avantajını koruyor

      19 Mayıs 2026
    • Seçtiklerimiz

      Tukidides Tuzağı’ndan kaçarken İran ve Küba’ya çarpmak!

      17 Mayıs 2026

      ODTÜ provokasyonu ve geç faşizmin yeni baskı rejimi

      14 Mayıs 2026

      İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

      9 Mayıs 2026

      Ana akım sendikacılığın krizi!

      4 Mayıs 2026

      Madenci direnişinin gösterdikleri

      4 Mayıs 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Şampiyonluk sevinciyle yurttaşlara forma dağıttı, ırkçıların hedefi oldu

      4 Mayıs 2026

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Sırrı Süreyya Önder: ‘Devlet çözüm sürecinde ciddiyetsizdi’

    Sırrı Süreyya Önder: ‘Devlet çözüm sürecinde ciddiyetsizdi’

    Siyasi Haber15 Ocak 2020
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    İmralı Heyeti üyesi eski milletvekili Sırrı Süreyya Önder, çözüm sürecine ilişkin, “Devlet bu konuda ciddiyetsiz. Meselenin taşıdığı boyutları kavramaktan ve birlikte düşünmekten uzak yaklaşımı vardı” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ankara eski milletvekili ve İmralı Heyeti üyesi Sırrı Süreyya Önder’in Diken yazarı Kemal Göktaş’ın podcast’a yaptığı “Sırrı Süreyya Önder Anlatıyor” programında çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Önder, “Bu ülke ikiden fazla sayamayanların cenneti. Kürt siyasal hareketinin talebiyle devletin vermeyi düşündüğü şeyler arasındaki makas çok açıktı” dedi. 


     


    ‘Ergen imamhatipli kafası’


    Önder, “Güvendiğiniz biri mi Ahmet Davutoğlu?” sorusuna “Hayır, kocaman bir hayır. Bunu kendisinin yüzüne de söylemiş olmanın rahatlığıyla söylüyorum. Başbakan olmadan önce iki üç saatlik bir görüşme yapmıştık kendisiyle. Başbakan olacağını biliyorduk. Bir ön görüşmeydi. İdris Baluken, Pervin Hanım ve ben belki ikili de yapmış olabiliriz. Hafızam beni bugünlerde çok sık yanıltıyor. O dönemde 4-5 görüşme yaptık. Bu söylediğimi o zaman yüzüne de söyledim. Bunlar ergen imam hatipli kafası dedim. Başbakan olmadan önceki görüşmede söylemiştim. Birinci sınıfta hoş karşılanır imam hatipte, bu çocuk gelmiş de ama ikinci sınıfta daha kâmil olurlar. Yani bununla varılacak bir yer yoktur şeklinde kendisine söylemiştim” diye yanıtladı.


      


    Önder, “Hangi özelliği nedeniyle bunu söylediniz? sorusuna ise “Ortadoğu projeksiyonu, bölge, Kürt meselesine kamuoyu tarafından da bilinen yaklaşımı” cevabı verdi. Önder, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Ben bugün dün gibi düşünmezsem bundan hicap duymam, bana düşen kamusal alanda bilinen birisiysem ve fikirlerimi zamanında serdetmişsem bana düşen sorumluluk bunun hesabını kamuoyuna açıklamak, hesabını vermektir. Ben dün öyle düşünüyordum çünkü… diye başlayan bugün böyle düşünüyorum diyerek yine çünkü diye devam eden bir açıklama borcunuz var. Açıklamaya göre özrü de ihtiva ederseniz. Geçmişle yaptığınız muhasebe ne ise halka borcunuz var. Davutoğlu ve benzer siyasettekilerin sorunu bu. Canlarını hiç cefaya sokmuyorlar, dün de kendileri hakıydı bugün de kendileri de haklı. Dünle bu gün arasında 180 derece fark var.  ‘Ah o günlerde neler çektik’ gibi, ‘aslında ben kapalı kapılar ardında söyledim’ diye geçiştirilecek bir şey değil bu.” 


     


    Masa neden devrildi?


    Göktaş’ın “Erdoğan için politik manevraydı. Barış öngörmüyordu sonuçta da HDP’nin başarılı olduğunu görünce masayı dağıttı. Bu kadar basit mi? Erdoğan ve AKP’nin bakışına dair görüşünüz nedir?” sorusuna Önder, şu cevabı verdi: “Bu ülke ikiden fazla sayamayanların bir cenneti. Üçüncü seçenek söz konusu olduğunda birçok insan ve anlayış paralize oluyor. İyi var kötü var, dost, düşman var. Sağ var, sol var. Olarak iki anlayışa geliyor. Şimdi birinci sebebi söyleyeyim. Birinci Kürt siyasi hareketinin talebiyle, devletin yapmayı, kabullenmeyi düşündüğü şeyler arasındaki makasın çok açık olması. Bu sürpriz ya da yeni bir bilgi değil. Ama sadece Türkiye’ye mahsus bir şey değil. Devlet bu konuda ya işte birkaç daha önce kıstığımız ya da cebren gasp ettiğimiz birkaç uygulamayı gevşetiriz, e bunların da onuru tamir olmuş olur, e silahı da bırakırlar falan gibi ciddiyetsiz, meselenin taşıdığı boyutları kavramaktan ve birlikte düşünmekten uzak bir şey yaklaşımı vardı.


     


    Kürt siyasal hareketi de daha önceki ateşkes ve müzakere süreçlerinden kendilerince çıkardığı sonuçlarla, bunun dört başı mamur çerçevelenmiş ve demokratikleşme süreçlerini de içeren bir zemine oturtulmadan bunun her zaman geriye dönüş kapısını açık bırakacağı düşüncesindeydi. Dolayısıyla olgusal olarak aradaki bu makasın açık olmasıydı.


     


    Kürt meselesi Türkiye’nin buzdağıdır


    Fakat bu korkulacak bir şey değil dünyadaki bir çok benzeri süreçlerde bu makasın açık olduğu noktadan hatta en açık olduğu noktadan başlar. Bunu ondan sonraki güven arttırıcı adımlarla bir parça o makası geride tutan yaylar gevşetilir. Tarafların feraseti halkın demokrasi ve barış talebi gibi birçok faktörle o makas gelebileceği yeni açıklıkla finalize olur ve o makas hiçbir zaman kapanmaz. Barış süreçlerine mutlak bir uzlaşma ile sonuçlanma oranı yüzde 17-25 arasında. Çok düşük ama geri kalan yüzde 75 savaşıyor değil. Yüzde 30 savaş geri kalanı askıda kalır. Kürt meselesi Türkiye’nin buzdağıdır. Bir görünür yanı var bir de görünmez yanı. Bunu bir gün de eritmek imkan dahilinde değil. Biz o zaman heyet olarak önümüze koyduğumuz çatışmasızlığı en azından silahları devreden çıkarmak bunun müzakereleri ne kadar sürerse sürsün yeter ki demokratik bir zemin oluşsun. Silahtan azade bir zemin oluşturalım bunu biz kendimiz için başarı sayacaktık. Çünkü can kayıplarının telafi şansı yok, geri getirme, yerine koyma ya da taklidini yapma şansınız yok ve çatışmasız süreçler ne kadar uzun sürerse barış o kadar yakına geliyor.


     


    Buz dağını bir günde eritemezsiniz, dolayısıyla sadece vereceğiniz ısı bunu eritmez. Bu denklemde zaman ve eritecek olan, aynı zamanda bu denklemde bir de zaman dediğimiz bir şey vardır. Biz hep tüm enerjimizi çatışmasızlık zeminine de baki tutalım ama konuşulsun, tartışılsın. Bunlar hezeyan niteliği taşıyan konuşmalar olabilir ama zamanla çapaklarından ayrılır, meselenin hakiki boyutları, hakiki dertleri, başlıkları toplum da yer bulur diye düşündük.”


     


    ‘Sinemaya döneceğim’


    Göktaş’ın yeni projelere dair sorusuna Önder, şöyle yanıt verdi:  “Son dönemde gerçekten arkadaşların ısrarıyla sçeime girdim. Çünkü sinema alanı yani sinema alanı ile ülkenin yakıcı konu başlıkları arasında bir hayli açık bir makas var. Bunun bir çok sebebi vardır. Birisi bu memleketteki otoriterlerin arkadaşlarımızın başına getirilenler. Ülkenin repartuarı ile sinema repartuarı arasında ucu açık bir makas var. Bunun sebeplerinden biri baskı ise biride işi de bütün boyutları ile bilen insanların sanat değil siyaset ile uğraşması ile ilgiliydi. Bir dönem yapacağım bir yoldaşlık dayanışma nöbeti olarak yaklaştım. Çözüm süreci ile birlikte ağır bir sorumluluk altına girdik.Öyle olunca sinemaya epey ara vermek durumunda kaldım. Son seçimde aday olmadım sinema yapmaya hazırlanırken ceza onaylandı. Şimdi ama 3 tane bitirmiş olduğum senaryom var."


    (Mezepotamya Haber Ajansı)


     

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Demokrasi, eşitlik ve halk için ortak mücadele

    22 Mayıs 2026

    EŞİK: “Eşitlikten ve laiklikten vazgeçmiyoruz”

    18 Mayıs 2026

    DEM Partili Ayhan Koç: “Belediyelere yönelik operasyonlar hukuki değil, siyasi”

    13 Mart 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Muhsin Dalfidan

    Mutlak butlan ve süreç bağını kurabilmek

    Elif Gamze Bozo

    Demokrasi, eşitlik ve halk için ortak mücadele

    Siyasi Haber

    Karadeniz Kıyılarında Kaybolan Bir Halk: Çerkes Soykırımı’nın Susturulan Tarihi

    Mehmet Murat Yıldırım

    Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Fehim Taştekin

    Tukidides Tuzağı’ndan kaçarken İran ve Küba’ya çarpmak!

    Şebnem Oğuz

    ODTÜ provokasyonu ve geç faşizmin yeni baskı rejimi

    Mehmet Türkmen

    İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

    Aziz Çelik

    Ana akım sendikacılığın krizi!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    MESEM’ler ve OSB’lerdeki meslek liseleri: Eğitim kurumu mu, çocuk işçi bulma kurumu mu?

    17 Mayıs 2026

    Üsküdar’da emekçilerden ara zam haykırışı: “Açlık sınırının altında yaşamayı reddediyoruz”

    17 Mayıs 2026

    Kütahya’da madenciler isyanda: Egetaş Kömür İşletmesi’nde iş bırakma eylemi

    15 Mayıs 2026
    KADIN

    Kızılay Kayseri İl Başkanı Cafer Beydilli’ye çalışan kadınları hedef alan paylaşımı nedeniyle suç duyurusu!

    20 Mayıs 2026

    EŞİK: “Eşitlikten ve laiklikten vazgeçmiyoruz”

    18 Mayıs 2026

    Kadınların sesini sahneye taşıyan “Adımı Hatırla” oyunu yoğun ilgi gördü

    18 Mayıs 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.