Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Kapitalizm kabuk değiştirirken mezar kazıcıları ne yapacak?

    18 Eylül 2026

    Adalet Peşinde Aileler Bakanlık önünde nöbetini sürdürüyor

    18 Eylül 2026

    Rojava halkı ana dili için sokakta: “Kürtçe 3 saatlik seçmeli derse sığdırılamaz, resmi dil olmalı!”

    17 Eylül 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Kapitalizm kabuk değiştirirken mezar kazıcıları ne yapacak?

      18 Eylül 2026

      Bir bedenin sınırları, diğer kadının yapabildikleri değildir

      10 Eylül 2026

      Soldaki şovenizmin tezahürleri ve devrimci mücadele hattı

      9 Eylül 2026

      Belgelerle Türkiye’nin mezarlık politikası: Cumhuriyetten günümüze kültür kırımı ve hafıza tasfiyesi

      9 Eylül 2026

      6-7 Eylül faili Başbakan Menderes’in fiilleri

      8 Eylül 2026
    • Seçtiklerimiz

      Bunun adı cadı avı

      17 Eylül 2026

      Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

      15 Eylül 2026

      Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

      10 Eylül 2026

      Okullar açılırken

      6 Eylül 2026

      Sendikalar ve hak arama özgürlüğü üzerine

      31 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Charlie Chaplin sinemadır – Mesut Kara

    Charlie Chaplin sinemadır – Mesut Kara

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Batı cephesinde değişen bir şey yok. Sinema dendiğinde akla gelen ilk isim olan Charlie Chaplin’le ilgili akla ziyan (aslında bildik) başlıklarla haberler yapıldı.
    Farklı başlıkları olsa da tek kaynaktan üretilip çoğaltılan ve ‘tümünde aynen’ yayınlanan haber, “Charlie Chaplin ile ilgili yazılan bir biyografi şok etkisi yarattı. İddiaya göre Charlie Chaplin seks düşkünü bir adamdı ve hayatı boyunca 2 bin kadınla birlikte oldu.” cümlelerini içeriyordu.
    Kendi değerlerimiz üzerinden son 30-35 yıldır alışkın olduğumuz bu itibarsızlaştırma haberinin hiçbir haber değeri yoktu aslında. Yeni bir bilgi yoktu. İnternette ki ya da yazılı kaynaklardaki Charlie Chaplin biyografilerine, özgeçmişine bakan herkesin göreceği bilgilerin ‘sansasyonel’ biçimde yeniden sunumundan ibaretti haber.
    Yayınlayacak reyting arttırıcı ‘Şarlo seks kasetleri-tapeleri’ bulamayıp yazılan bir Charlie Chaplin biyografisine “mal bulmuş mağribi gibi” sarılanların ‘yok edemiyorsan itibarsızlaştır’ zihniyetinin yanı sıra ayıp örtme gibi bir amacı olduğunu da söyleyebiliriz. Örtmek istedikleri ayıp kendi ayıplarıdır. Yapamadıkları haberleri perdeleme çabasıdır.
    Charlie Chaplin’in kadın ve seks düşkünü olduğu, kadınlara saldırgan, kaba davrandığı, çok genç kadınlarla evlendiği haberinin itibarsızlaştırma amaçlı başlıklarla yer aldığı günlerde iş cinayetlerinde ölen emekçiler kaç gazeteye haber olabiliyordu?
    Evrensel’de manşet olan çevre, sağlık, kadın, taşeronlaşma ve emek mücadelesi haberlerine kaç gazetede rastlayabiliyorsunuz? Her gün onlarca kadın vahşice öldürülüyor, okulda olması gereken ‘çocuk kadınlar’ zorla evlendiriliyor, parayla satılıyordu. Küçücük çocuklar kaçırılıyor, cinsel saldırıya uğruyor, öldürülüyordu. Cinnet hali ve cürüme her yanı sarmıştı.

    ŞARLO VE MİZAHIN GÜCÜ

    Şarlo sessizliğin içindeki sestir. Charlie Chaplin’in Şarlo olarak dehası herkesin kendini bulabileceği bir insan imgesi yaratmasıydı. Giysileri de karakteri tamamlar. “Bu giysi sokaktaki adam anlayışının anlatımında bana yardımcı oluyor. Bununla her hangi bir insanı ya da doğrudan doğruya kendimi anlatıyorum. O çok ufak melon şapka soylu görünme çabasıdır. Çok düğmeli dar ceket, baston ve tüm jestler canlılık, gösteriş ve kibarlık izlenimi vermeye çalışır. Dünyaya kahramanca karşı çıkmaktır, bir anlamda blöf yapmaktır ve sokaktaki adam bunu bilir ve kaderi yüzünden kendi kendine biraz da acır, acıyabilir.” diyordu Chaplin.
    Şarlo yoksuldur,  emekçidir. Chaplin’in kahramanları kusursuz bireyler değildir, hataları olan, toplumla, yasalarla çatışan insanlardır. Kaybeder, harcanır fakat sonunda intikamını mizahın gücüyle alır.
    Şarlo’nun sinemadan alabileceklerinin sinemanın ona olan gereksinmesinden daha az olduğu söylenir. Sinema olmasaydı Chaplin yine söyleyeceği ne varsa söyleyebilirdi. Şarlo’nun büyüleyici gücü, etkisi buradan geliyordu.
    ABD vatandaşlığını reddetmesiyle bu ülkede kendisine yönelik karalama-yok etme kampanyası başlatılır. Chaplin neden Amerikan vatandaşı olmak istemediğini şu şekilde açıklar: “Ben kendimi bir dünya vatandaşı sayıyorum. Britanya’da, Çin’de ya da Tombuktu’da doğmuş olabilirdim. Ama yine aynı insan olacaktım.” Amerikalıların asıl bağışlayamadıkları onun uyumsuz-bağımsız tutumudur. Susmasını bilse, eleştirel olmasa bu toplumun parçası olmayı reddetmesi hoşgörüyle karşılanabilirdi. Chaplin’in peşini bırakmayan kovuşturma belli başlı üç noktaya yöneliyordu: Özel hayatı, siyasal fikirleri, felsefi ve toplumsal fikirleri. Karalama kampanyasında kendisinden bir hayli genç olan kadınlarla yaptığı evlilikler de kullanılır.
    Siyasal düşünceleri de kızgınlığa yol açan Chaplin mali bakımdan boğulmaya çalışılmıştır. Sovyetler Birliği’ndeki yeni rejime karşı gösterdiği merak ve yakınlık defalarca komünist olarak suçlamasına yol açar. Bu konuda şu açıklamayı yapmıştır; “ Ben bir sanatçıyım. Hayat beni ilgilendirir. Bolşevizm de hayatın yeni bir evresi. O halde ona karşı ilgisiz kalamam.”
    Chaplin, Şarlo’nun yürekliliğinin bedelini öder. Şarlo’dan önce kurumlar, yasalar, ahlak ilkeleri, inançlar bu denli şiddetle, canlı biçimde taşlanmamış, alaya alınmamıştır.
    ABD’ye girmesi yasaklanan, ailesiyle birlikte ölene dek yaşayacağı İsviçre’ye yerleşen Chaplin, ancak 1972 yılında Oscar Özel Ödülü’nü almak için yıllar sonra ABD’ye gider. Charlie Chaplin için “Seks, kadın düşkünü, 88 yıla binlerce kadın sığdırdı. 2 bin kadınla beraber oldu” diye itibarsızlaştırma haberi yapanlar onca yıla kaç film, kaç başarı, ne kadar acı sığdırdığının, neler yaşadığının izini sürseler itibar kazanmazlar mı?

    YOK EDEMİYORSAN İTİBARSIZLAŞTIR

    Batı cephesinde değişen bir şey yok demiştik ekleyelim, yeni bir şey de yok. Tek kutuplu yenidünya düzeninin küresel egemen ideolojisi psikolojik savaş uygulamalarını sürdürüyor hâlâ. Yıkamıyorlarsa, yok edemiyorlarsa kirletme, itibarsızlaştırma yoluna gidiyorlar.
    Geçmişin iki kutuplu dünyasının tek kutuplu ‘yenidünya düzeni’ne dönüştürülmesi küresel psikolojik savaş ve toplum mühendislikleri desteğiyle gerçekleştirilmişti.
    Bu küresel dönüşümler, ülkemizin de yakın geçmişindeki ‘en önemli ve en kanlı’ miladı olan 12 Eylül darbesinin hayat bulduğu günlere, yıllara denk geliyordu. Toplumu topyekûn yeniden yapılandırma projesi olan darbeyle, yenidünya düzeninin tüm dayatmaları da ‘yükselen değerler’ söylemiyle sunuluyordu. Hayatımıza yeni kavramlar sokuluyor, geçmişin tüm değerleri, erdemleri küçümseniyor, kirletiliyor, yok ediliyordu.
    Bu yönelimin yenidünya düzeninin iktidar dili olduğu, yükselen değerler cilasıyla sunulan yeni değerlerin de geçmişten gelen erdemleri yıkmaya, ortak toplumsal hafızayı yok etmeye, bellekleri silmeye yönelik olduğu çok geçmeden anlaşılmıştı.
    Bu süreçte yeni bir iktidar dili de oluşturulmuştu. Kibirli ve bencil olan bu dil her türlü değere, erdeme acımasızca ve temelsiz saldırabiliyor, merkezine kendisini aldığı hayatın tüm kesimlerini ötekileştirip küçümsüyor, alay malzemesi yapabiliyordu.
    80’li, 90’lı yılları hatırlayalım, haber dergilerinin kapakları “tabuları devirelim” başlıklarıyla çıkıyor, içleri Nazım Hikmet’e, Yılmaz Güney’e, Türkiye devriminin öncülerine saldırı, hakaret içerikli haberlerle dolduruluyordu. Tabuları değilse de toplumsal belleği, kültürü ve değerleri yok etmek istiyorlardı, önemli ölçüde başardılar bunu.

    13 Nisan 2014 – Evrensel Gazetesi

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Bunun adı cadı avı

    17 Eylül 2026

    Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

    15 Eylül 2026

    Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

    10 Eylül 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Kerem Berk

    Kapitalizm kabuk değiştirirken mezar kazıcıları ne yapacak?

    Elif Gamze Bozo

    Bir bedenin sınırları, diğer kadının yapabildikleri değildir

    Kerem Berk

    Soldaki şovenizmin tezahürleri ve devrimci mücadele hattı

    Mahsuni Gül

    Belgelerle Türkiye’nin mezarlık politikası: Cumhuriyetten günümüze kültür kırımı ve hafıza tasfiyesi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ohannes Kılıçdağı

    Bunun adı cadı avı

    Musa Özuğurlu

    Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

    Ertuğrul Kürkçü

    Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

    Ebru Z. Yıldırım

    Okullar açılırken

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    A101 Genel Merkezi önünde işçi eylemi: “İşçinin suyu ve yemeği üzerinden kâr hesabı yapılmaz!”

    17 Eylül 2026

    Smart Güneş işçileri üretimi durdurdu: “Arkadaşlarımız işe dönene kadar fabrikayı terk etmiyoruz!”

    12 Eylül 2026

    İSİG Meclisi raporu açıklandı: Ağustos’ta en az 226, sekiz ayda 1509 işçi iş cinayetlerinde katledildi!

    11 Eylül 2026
    KADIN

    Ayşe Tokyaz’ı katleden eski polis Cemil Koç’a ağırlaştırılmış müebbet

    9 Eylül 2026

    bianet Ağustos 2026 Çetelesi: Erkekler en az 25 kadını katletti, 35 kadının ölümü şüpheli

    8 Eylül 2026

    Mor Çatı’dan şiddete maruz bırakılan kadınlar için feminist rehber: “Ruhsal destek hayati önemde”

    7 Eylül 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.