Haber Merkezi, (SH)
Konuşmasına İstanbul ve birçok kentte yaşanan sel felaketiyle başlayan Tuncer Bakırhan, doğal afetlerin yıkıma dönüşmesinin ana sebebinin AKP’nin rant ve beton politikaları olduğunu vurguladı. Kuzey Ormanları’nın parçalandığını ve dere yataklarının imara açıldığını hatırlatan Bakırhan, şu ifadeleri kullandı:
“İstanbul’da yıllardır dere yatakları daraltıldı, su havzaları yapılaşmaya açıldı, yeşilin yerini her yeri betona dönüştürdüler. Suyun hafızası vardır arkadaşlar; siz dereyi arsaya çevirseniz de su eski yolunu unutmaz. İstanbul’da değiştirilmesi gereken belediye başkanları değil; dereyi arsaya, yeşili betona, kenti ranta çeviren anlayıştır.”
“Hareket çekildi, silahlar yakıldı; artık neyi bekliyorsunuz?”
Hewlêr’deki Uluslararası Politika Forumu (MERI) temaslarına ve Ortadoğu’daki gelişmelere değinen Bakırhan, Türkiye’de sağlanacak barışın tüm bölge barışının dinamosu olacağını belirtti. Silahsızlanma ve Türkiye sınırlarından tamamen çekilme kararlarının ardından iktidarın oyalandığını ifade eden Bakırhan, “Barış bekleme salonunda tutulamaz” dedi:
“Fesih yapıldı. Silahlar yakıldı. Çekilme kararı açıklandı. Kamplar boşaltılıyor. Toplum bu sürece umutla bağlandı. Bu kadar açık bir tablo karşısında beklemenin bir gerekçesi kalmadı. Biz de bu toplumun sesiyle açık yüreklilikle soruyoruz: Artık neyi bekliyorsunuz? İktidar artık niyet anlatmayı bırakıp karar alma aşamasına geçmelidir.”
Somut adımlar listesi: Öcalan’ın özgürlüğü, kayyımların kaldırılması ve kurulun kurulması
Bakırhan, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başarıya ulaşması için atılması gereken acil adımları sıraladı:
- Barış ve Siyasallaşma Kurulu: Sayın Öcalan’ın koordinatörlüğünde kurul hızla oluşturulmalı ve 7/24 esaslı bir barış mesaisi yürütülmelidir.
- Hukuki Güvence ve Siyasal Özgürlük: Abdullah Öcalan’ın özgür iletişim ve yaşam koşullarına kavuşması, kamuoyuna doğrudan seslenebilmesi sağlanmalıdır.
- Kayyım Siyasetinin Bitirilmesi: Başta Ahmet Türk ve Siirt Belediye Eş Başkanları olmak üzere görevden alınan seçilmişlerin derhal görevlerine iade edilmesi gerekmektedir.
- Siyasi Tutsakların Özgürlüğü: Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ve Kobanê kumpas davası tutsakları serbest bırakılmalı, cezaevleri boşaltılmalı, sürgündekilerin ve dağdakilerin demokratik siyasete katılımının önü açılmalıdır.
“Bir elinizle barış deyip öteki elinizle basını susturamazsınız”
İktidarın bir yandan barış söylemi üretip diğer yandan muhalif basına ve partilere dönük sansür hamlelerini eleştiren Bakırhan, Halk TV’ye kayyım atanmasını, gazetecilerin gözaltına alınmasını, Dipnot Yayınları’nın kitabının toplatılmasını ve Mezopotamya Ajansı (MA), JINNEWS ile Yeni Yaşam gazetelerine dönük erişim engellerini tepkiyle karşıladı.
Bütçe ve fon vurgunu tepkisi: “24 Ekim’de alanlara çıkıyoruz”
Cumhuriyet tarihinin en derin ekonomik krizinin yaşandığını ve derinleşen fon krizinde siyasi güce yaslanan odakların halkı dolandırdığını belirten Bakırhan, Meclis’e sunulan 2027 Bütçesi’ni sert bir dille eleştirdi. Faize 4 trilyon, savunmaya trilyonlar ayrılırken halka sefalet düşmesini kabul etmeyeceklerini belirten Bakırhan, DEM Parti olarak 24 Ekim’de “Ekmek, Barış ve Adalet İçin Bütçe” kampanyasını başlatacaklarını duyurdu.
Grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakırhan, Bahçeli’nin PJAK açıklamalarına yanıt vererek; Bafıl Talabani’nin aktardığı Kürt-İran diyalog sürecini olumlu bulduklarını, Türkiye’nin de İran’daki muhtemel bir Kürt barış masasını desteklemesi gerektiğini ifade etti.
